Kültür-Sanat


31 Mart 2022

Yazar: Jonathan Parkes Allen* İnsanlık tarihinin büyük bölümünde gecenin çöküşü şu anlama geliyordu: Koyu karanlığın bastırması ve Ayla yıldızların ışığına ya da –insana has olarak– alevin ışığına bel bağlamak. Gelgelelim diğer duyular geceleri yol almada gayet önemliydi, dolunayın aydınlattığı gecelerde bile. Dokunma, işitme hatta koklama ve tatma koyu karanlıkta bir dizi fenomenolojik etkilenmeyle birlikte iyice…

31 Mart 2022

Yazar: Ensar Karagöz* Son on yıldır Şam şehrinin adını daha çok duyar olduk.[1] İç savaşın neticesinde ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan yanlarına kültürlerini, gelenek ve göreneklerini alarak arkalarında vatanlarını bırakmak zorunda kaldılar. Halep, Şam, Humus gibi büyük şehirlerden göç eden bu insanların belki de büyük çoğunluğu bugün İstanbul’da ikamet etmektedir. Bir kısmı bu…

31 Mart 2022

Richard Hacken* Alman ormanı, binlerce yıldır, salt botanik bir olgudan çok daha fazlası olmuştur. Dönemin Federal Şansölyesi Helmut Kohl, 1983 tarihli bir röportajda şunları söylüyor: “Mitoloji, Almanlar ve orman – bunların hepsi birbirine aittir.” Alman ulusunun filizlenmesi, en başından beri, ormanlarını mitolojikleştiren, sembolize eden, insansılaştıran veya başka bir şekilde hayal eden bir halkın hayal gücünü…

31 Mart 2022

Yazar: Adem Beyaz* Heloise ve Abelard’ın tensel aşktan ilahi aşka uzanan serüveni, iki sevgili arasında geçen yazışmalarda izlenir. Büyüleyici ve esrarengiz hikâye 12. yüzyılda Fransa’da geçiyor. Kırk yaşlarına yakın bir filozof, entelektüel cüreti yüksek zengin ve başarılı bir hoca, bir kızı olağanüstü hediyelerle baştan çıkarır; aslında bu kızı amcası ona emanet etmiştir, onun bilge bir…

28 Aralık 2021

Yazar: Adem Beyaz* Elisabeth Simmern van Pallandt yahut Bohemya Prensesi Elisabeth (1618–1680), kendi dönemi için sıra dışı bir kişiliğe sahipti. Doğup büyüdüğü sarayda ona eğitim verecek çok önemli insanlar vardı; ünlü fizikçi ve matematikçi Christian Huygens’in babası Constantijn Huygens bunlardan biriydi, baba Huygens bir şair ve aynı zamanda beşerî bilimler uzmanıydı. Prenses ile yazışmalarından anladığımız…

28 Aralık 2021

Yazar: Ömer Saruhanlıoğlu* Ellili yıllarla başlayan ve Berlin duvarının yıkılışına kadar süren yıllar galiba yakın tarihin altın dönemi idi. Dehşetli savaş yıllarının yaraları büyük gayretlerle ve fedakârlıklarla sarılmış, ülkeler ve insanlar ne korkunç bir şey yapmış olduklarını fark edip de belki kendileri bile şaşırmış “Aman Tanrım nasıl oldu da böyle kan içici olabildik?” diye derin…

28 Aralık 2021

Yazar: Tuba Deniz 2009 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödüllendirilen Beyaz Bant (Das weisse Band – Eine deutsche Kindergeschichte), I. Dünya Savaşı öncesinde bir Alman köyünde geçer. Yaşlı bir adamın sesi ile açılır film, seneler önce öğretmenlik yaptığı bir köyde yaşananları anlatır. Üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen anlatacağı şeylerin pek çoğu hâlâ belirsizliğini…

28 Aralık 2021

Yazar: Selman Bayer Edebiyat insanlık tarihi boyunca bir yazma/anlatma eylemi olarak vardı. İnsanlar hikâyelerini önce anlatarak sonra yazı marifetiyle kaydederek ölümsüzleştirdiler. Hâliyle edebiyat yalnızca gündelik hayatın berdevam olması ve zenginleşmesi için hayati bir unsur değil, insanın hikâyesi marifetiyle kendi ömründen daha uzun yaşamasını olanaklı kılan bir abıhayattır. İnsan için böylesine bir kudrete malik olan abıhayatın…

28 Aralık 2021

Yazar: Turgay Şafak Yûnus Emre’nin Divan’ına nispetle daha az bilinen bir eser olan Risâletü’n-Nushiyye mesnevi nazım tarzı ile yazılmış ahlaki tasavvufi bir nasihatnamedir. Yûnus bu eserinde tasavvuf yolcusunun önüne hangi engellerin çıkabileceğini anlatır. Şiirsel yönü divanına nispetle daha azdır ama zaman zaman bazı beyitlerde ilahilerindeki şiir yoğunluğu hissedilir. Risale 13 beyitlik bir girişle başladıktan sonra…

28 Aralık 2021

Yazar: Hasan Sevil* Hayat yaratılışla başlar ve sonsuza doğru akıp gider. Dünya hayatı ise uzun hikâyenin içerisinde, bizim şimdiki aklımız ve duyularımızla görüp idrak ettiğimiz kısa bir döneminden ibarettir. Doğumla başlar ölümle biter. Ama hakiki hayatın bir başlangıcı olmakla beraber bitiş noktası yoktur. İnsan ruhu yaratıcının “ol” emriyle başka bir boyutta yaşamına başlamıştır. Akıp giden…